Kategori: Kişisel

  • Geri Döndüm

    Geri Döndüm

    Aslında biraz paslanmış sayılırım, yazıya güzel bir başlık düşündüm ama bulamadım, malesef böylesine önemli bir yazıya sıradan bir başlık atmak zorunda kaldım diyebilirim. Bakıyorum da son yazımı yazdığımdan bu yana aradan on ay gibi bir süre geçmiş. Tabi insan bu zamanın nasıl geçtiğini pek anlamıyor, özellikle de üniversite sınavlarına hazırlanarak vakit geçirirken. Aslında ara sıra bloguma girip yorumları kontrol ettim fakat hiçbirini onaylayıp, cevaplayacak kadar vakit bulamadım. Aslında biraz da  kendimi bu konuda engelledim diyebilirim, çünkü bir kere başlasam bu işe bir daha ardını alamayacağımı biliyordum.

    Aradan geçen zaman boyunca vaktimin çoğu derslerle filan geçti. Sınavların nasıl geçti diyecek olursanız iyi geçti diyebilirim. MF-4 sıralamam 19.000 civarında, puanım 443. Sanırım YTÜ Bilgisayar Mühendisliği tutacak gibi. Ama henüz hiçbir şey kesim değil tabii ki, tercihlere daha bir hafta gibi bir süre var. Bilgisayar mühendisliği için üniversite önerileriniz varsa alabilirim :)

    Aradan geçen zaman zarfında blogumda kendini toparlamış diyebilirim. Geçen yaz beni yakından tanıyan arkadaşlar bilirler anti-seo yüzünden günlük hitim neredeyse 100 civarına kadar inmiş, arama motorlarından hit gelmez olmuştu. Neyse ki sonradan uyguladığım bazı çözümler bu düşüşü durdurmuştu, en son olarak da şuan da kullanmakta olduğum temayı aktif etmiştim. Anlaşılan tema bana çok yaradı çünkü temayı kullanmaya başladığım zamandan itibaren hitlerimde büyük bir artış meydana gelmiş ve şuan da hitim 2.000 civarında ve neredeyse tamamı arama motorlarından geliyor.

    Bende düşündüm de bu temayı sadece kendime özel tutmamalıyım. Aslında temayı başlangıçta yaparken yalnızca kendime özel olarak yapmış, paylaşmayı düşünmemiştim. Ancak temanın bu büyük faydasını gördükten sonra temayı sizlerle paylaşmaya karar verdim. Tema zaten paylaşıma hazır durumda, yalnızca müsait bir zamanımda birkaç tane renk seçeneği ekleyip ücretsiz olarak paylaşacağım.

    Diğer yandan da makalelerime kaldığım yerden devam etmeyi düşünüyorum. Ama önce biraz dinlenmem lazım tabi, sınav yeni bitti sayılır. Her gün makale yazamasamda iki üç günde bir yazmaya çalışacağım.

  • Kutlama ve Veda

    Kutlama ve Veda

    Son zamanlarda derslerimden dolayı bloga her ne kadar fazla vakit ayıramasam da bugün özel bir gün olduğu için bu yazıyı yazmak istedim. Bazı yakın takipçilerim biliyorlar ki bu sene YGS ve LYS sınavlarına gireceğimden dolayı internete pek girmiyorum. Zaten birkaç haftadır dershaneye gittiğimden dolayı da internete pek giremiyordum.

    Tarih 9 Eylül 2011‘i gösterdiğinde burakisci.com yayın hayatına başlamıştı.

    İlk günden beri her zaman ziyaretçi ve takipçilerime yararlı bilgiler paylaşmaya, gelen maillere de elimden geldiğince yanıt vermeye çalıştım. Şimdi tarihe baktığımda ise aradan tam iki yılın geçtiğini görüyorum.

    Aslında bu yazıyı daha değişik bir şekilde yazmayı isterdim fakat yeterli zamanım olmadığından dolayı en fazla bu kadar yazabileceğim.

    Artık internete ara verme zamanım geldi, muhtemelen bu yazı bloga bir yıl boyunca gireceğim tek yazı olacak. Uzun bir dönem bloga yazı girmeyi düşünmüyorum ancak ara sıra telefondan girip yorumlara ve gelen maillere yanıt vermeye çalışacağım ancak ne yazık ki eskisi gibi hızlı yanıtlar veremeyeceğim.

    Gelecek yaz, geri döndüğümde ise çok farklı projeler ile karşınızda olacağım.

    Görüşmek üzere…

  • Niçin Blog Yazıyorum? { MİM }

    Niçin Blog Yazıyorum? { MİM }

    Aslında bugün yeni bir mim konusu başlatmayı düşünüyordum ancak Alperen benden çabuk davranmış ve bu konusunda yeni bir mim başlatmış ve beni mimlemiş sağolsun. Ee bana da bu mime cevap vermek düşer :)

    Yıllar önce ilk defa bilgisayar ile karşılaştığım, internet kafeler de GTA şifrelerinin bir kağıtta elden ele dönüp durduğu bir zamanda bende çoğu çocuk gibi bilgisayar oyunlarına merak salmıştım. Aslında o zamanlar internete pek girmezdim, bilgisayar üzerinde yaptığım tek şey oyun oynamaktı :)

    Tabi daha sonra oynadığım oyunlarla ilgili sorunlar yaşamaya başladıkça, interneti kullanmaya başladım. Sorunlarımın çözümlerini internette araştırıp durdum. Ne olduysa işte o zamanlar oldu. İlgi alanım birden oyunlardan, internete doğru kaydı. İşte blogculuk hayatım o zamanlar başladı.

    Bende internet üzerinden bir blog açıp, insanlara yardımı dokunabilecek bilgiler paylaşmak istedim. Tabi o zamanlar daha amatör bile değildim, ücretsiz servislerle bloglar açıp sürekli kopyala-yapıştır şeklinde içerik paylaşıyordum ancak her ne kadar kopyala-yapıştır da olsa içerikleri özenle seçerdim. Hiçbir zaman insanlara faydalı olmayacak bir şeyleri bloguma eklemezdim. Arada bir de birkaç paragraflık özgün yazılarda yazardım. Tabi bu anlattığım olay 7-8 yıl önce yaşandı :)

    Gerçek anlamda blogculuk deneyimime 2011 yılında şuan da bulunduğunuz blog ile başladım. Aslında daha önce de bu süreç başlayabilirdi belki ancak 3 yıl SBS'ye girmek bildiğim birçok şeyi unutmama neden oldu diyebilirim.

    Tabi başlangıç olarak blogumu kişisel amaçlı olarak açtım. Daha sonra baktım ki etrafımda birçok sorun yaşayan webmaster var ve ben sırf kendi zevkime uygun paylaşımlar yapıyordum. İşte o zaman blogculuk benim için sadece kişisel bir olay olmaktan çıktı, çünkü etrafımda sorun yaşayan insanlara yardım etmeden içim rahat edemezdi. Bundan sonra ki dönemde blogumu ikiye ayırdım diyebilirim. Öncelikli olarak webmasterların sorunlarına yanıt olacak, webmasterlara yeni bilgiler öğretebilecek makaleler yazmaya ağırlık verdim, arada bir de kendi zevkimce kişisel yazılar yazmaya da devam ettim. Hatta eski takipçilerimden hatırlayanlar vardır ki bir zamanlar sırf SEO üzerine bir blog açıp, orada paylaşımlar yaptığım bile olmuştu.

    Bence blog yazarlığı yapmanın da sorumlulukları vardır, bunların başında da sorun yaşayan blogculara yardım etmek gelir. Tabi bu benim kişisel görüşüm, sizin bu konuda ki görüşleriniz farklı olabilir. Ancak ben etrafımda sorun yaşayan insanlara yardım etmek varken, sürekli yok bugün bunu yaptım, şunu okudum, şöyle bir yere gittim gibi yazılar yazamam. Bunlara ancak arada bir zaman ayırabilirim.

    Haa bir de blog tutmanın bana kazandırdıkları var, bana kazandırdığı bazı şeyler de benim blog yazarlığına devam etmemi sağlıyor. Daha önce blog yazarlığının bana kazandırdıklarını bir mim konusu açarak sizlere aktarmıştım, mutlaka o yazıyı da okumalısınız. Onları tekrar bu yazıda belirtmeme gerek yok.

    Kısaca özetlemek gerekirse, kişisel amaçlı olarak blog tutmak yerine daha çok insanlara yararlı olacak bilgileri paylaşarak blog tutmayı tercih ediyorum. İnsanlara yararlı olabilmek beni daha çok mutlu ediyor.

    Bu yazı da isme özel mimleme yapmayacağım, doğrudan bu yazıyı okuyan herkesi mimliyorum :)

  • Son Günlerde Ben

    Son Günlerde Ben

    Fark etmişsinizdir ki uzun zamandır bloguma içerik girmiyorum. Nedeni ise uzun süredir her akşam bir akrabamıza iftara gittiğimizden dolayı bilgisayara geçmeye zaman bulamıyorum. Neyse artık bu birkaç günlük eksikliği bir şekilde telafi edeceğim. Aslında bilgisayardan uzak kaldığım şu son birkaç günde birçok şeyin farkına vardım ve kendime yeni bir blog rotası çizdim. Artık bu blog üzerinde kişisel yazılara da en az diğer kategorilerde ki yazılar kadar çok rastlayacaksınız :) 

    xperia-z

    Aslında şöyle 7-10 gün öncesine kadar bakacak olursak yeni bir telefon aldım. Son birkaç aydır blogumdan gelen gelirler ile bir telefon almayı zaten planlıyordum, geçenler de ise alacağım telefon hakkında son kararımı verdim ve gidip telefonu aldım. Aldığım telefon ise Sony Xperia Z. Bu telefonun birçok açıdan diğer telefonlardan üstün olduğunu gördüm ve bu telefonu aldım. Aslında telefonu almadan önce gidip teknoloji mağazalarında popüler birkaç telefonu daha inceleme fırsatım oldu ancak hiç biri beni kararımdan vazgeçirebilecek kadar iyi değildi :) 

    Aslında telefonun su geçirmezlik özelliğini ilk denemem oldukça heyecan vericiydi. Her ne kadar telefonun su geçirmediği söylense de insan yine de tereddüt ediyor yani :) Neyse ki korktuğum gibi olmadı ve telefon suyun altında da takır takır çalışmaya devam etti. Artık günde birkaç kere telefonu yıkıyorum. Genellikle telefon ısınınca da suya sokuyorum, hızlı soğutucu yani :)

    Aslına bakarsak bu telefon önümüzde ki yıl bana çok yardımcı olacak. YGS ve LYS sınavlarına hazırlanacağımdan dolayı en geç eylül ayında bilgisayarları kaldırmayı düşünüyorum, işte o andan sonra bu telefon benim en büyük yardımcı olacak. Gelen yardım taleplerine ve bloga gelen yorumlara artık bu telefon üzerinden yanıt vereceğim.

    Telefondan bu kadar bahsettiğim yeter, zaten bayramdan sonra bir inceleme videosu çekip yayınlamayı düşünüyorum. Artık bir diğer konuya geçelim.

    Artık günümün büyük bir çoğunluğunu internet başında geçirmek yerine daha farklı ilgi alanlarına yönelmeyi planlıyorum. Şuan da aklıma kitap okumaktan daha iyi bir fikir gelmiyor diyebilirim. Aslında ilköğretim de çok iyi bir kitap okuyucusu iken liseye geçtiğimden beri pek kitap okumuyordum. Bende artık bıraktığım yerden kitap okumaya devam etmeyi düşünüyorum. Başlangıç için de Her Şey Seninle Başlar isimli kitabı okuyacağım. 

    Her Şey Seninle Başlar kitabına internet üzerinde diğer kişisel gelişim kitaplarını incelerken rastladım. Zaten kitap gerek kapağı, gerekse de aldığı yorum sayıları ile kendini girdiğim her sitede belli ediyordu. Biraz daha inceledikten sonra kitabın aslında ülkemizde en çok satan kitaplar arasında olduğunu gördüm, son olarak da kitap hakkında ki yorumları okuduktan sonra Hepsiburada üzerinden kitabın siparişini verdim. Kitap elime yeni geçti ve şöyle bir göz attım. Gerçekten çok iyi bir kitaba benziyor, gün içerisinde kitabı okumaya başlamayı düşünüyorum artık kitap ne zaman biter onu bilemiyorum, orası kitabın akıcılığına kalmış :)

    Bu arada Instagtam yeni bir özellik getirmişti geçenlerde, onu da yazı içerisinde kullanayım dedim :)