Kategori: Kişisel

  • Burakisci.com 1 Yaşında!

    Burakisci.com 1 Yaşında!

    Merhaba arkadaşlar Burakisci.com bugün tam bir yaşında ve bunun sevincini yaşıyorum.Kişisel sitem olduğu için çekiliş yapma gereği duymadım ama bakarsınız ilerleyen zamanlar da belki yapabilirim.Bir yılda yaşadıklarımı anlatmak gerekirse , hakkımda sayfamdan alıntı yaparak şöyle yazabilirim;

     

    “Lise ikiye başlamadan önce 9.9.2011 tarihinde ilk ücretli domainim olan Burakisci.com’u satın aldım.Tabi ilk başlarda siteye ne koyacağımı bilmiyordum.Siteyi açtıktan bir iki gün sonra WordPress ile karşılaştım.Hiç sorun yaşamadan kurduğum bu sistem ama oldukça iyi geldi daha o zamanlar tabi WordPress’in önemini bilmiyordum.Kısa süre içerisinde kendimi WordPress’de geliştirmeye başladım tabi her şeyi daha önceleri yaptığım gibi deneme yanılma yolu ile öğreniyordum çünkü daha o zamanlar webmaster forumlarından haberim bile yoktu.

    Siteyi açtıktan sonra ilk bir ay boyunca siteye sürekli kopya içerik girdim , o zamanlar SEO nedir bilmediğim için zararlarını pek düşünmedim.Daha sonraları bu yazılar başıma büyük bir bela açmadı iyi ki yani sitem sandboxa düşmeden o dönemi atlattım.

    Ardından bir arama sonucu seohocasi sitesine denk geldim , bu siteden birçok şey öğrendim o zamanlar site de bulunan çoğu makaleyi okudum sitemi açtığımda yaptığım hataların farkına varmıştım ve birçok hatamı da düzeltmiştim ancak şu kopya içerikleri bir türlü silemiyordum çünkü sitenin yüzde doksanını neredeyse o yazılar oluşturuyordu ve oldukça da iyi ziyaretçiler çekiyorlardı.(ama artık bu yazılardan kurtulmayı başardım.)

    Daha sonra yine seohocasi sitesinde okuduğum bir makale sırasında Fuub’a giden bir bağlantı sayesinde Fuub ile tanıştım.Asıl kendimi geliştirdiğim site burası oldu.Bu yüzden Fuub’un yeri ile diğer webmaster forumlarının yeri her zaman gözümde ayrıdır.Fuub’da kendimi çok geliştirdim.Kendimi geliştirmekle kalmadım , birçok kişiye de yardım etmeye çalışıyordum.Bir gün Fuub üzerinden wmaraci sitesine bir linki takip ederek burayla tanıştım.Her ne kadar Fuub’a göre daha hareketli bir webmaster formu da olsa bir türlü Fuub’da ki gibi aile ortamını burada bulamadım.Bu iki webmaster formunda da kendimi geliştirmeye devam ettim , tabi bu sırada diğer birçok webmaster formu ile de tanıştım ancak onlarda ne yazık ki Fuub ve wmaraci’nda ki hareketlilik olmadığı için o formlara sadece üye olmakla yetindim ara sıra da konu giriyordum.

    Aradan yaklaşık altı ay gibi bir zaman geçti şuan günlerden 09.09.2012 , sitem tam bir yaşında.Başlangıçta yaptığım birçok hatayı sonlandırdım.Şuan kendimi neredeyse WordPress ve SEO konularında uzman haline getirmek üzereyim.Hatta şu kopya yazıların hepsini sildim index sayımın yarıdan fazlasının düşeceğini bildiğim halde :) Bugün sadece kendimi geliştirmekle kalmadım benden yardım isteyen herkese yardım etmeye çalışıyorum.Webmaster forumlarından birçok sağlam arkadaşlar edindim , her geçen gün kendimi daha fazla geliştiriyorum.Hatta ilk başlarda yapamam dediğim kendi wordpress temalarımı bile yapmayı başladım.Kısa bir süre zarfında 4 tane tema çıkarttım.İlk iki temam olan Burakisci V1 ve Burakisci V2 temaların da acemiliğimden dolayı birçok hata bulunabilir ancak unutmayın bunlar benim 5-6 yıl sonra kodladığım ilk temalardı ancak bu temalarda ki acemiliğimi Baharat V1 temasında attığımı düşünüyorum.Gerçekten birçok arkadaşımıza kullanılabilir bir tema sunduğumu düşünüyorum ki zaten temanın kullanılma oranı da şuan için emeklerime değecek seviye de diyebiliriz.Son olarak da geçenler de Buis Portfolyo temasını çıkarttım , artık sıradan blog temaları yapmak yerine çeşitli konular da ki siteler için ücretsiz temalar yapmaya çalışacağım.Bundan sonra da yapacağım temaların isimlerinin başlarında Buis ismini duyacaksınız , buna alışsanız iyi olur :)”

    Kendimi her geçen gün geliştirmeye devam ediyorum , hakkımda daha fazla bilgi almak için hakkımda sayfasına göz atmanızı öneririm.

  • Sizce Kişisel Site Nedir?

    Sizce Kişisel Site Nedir?

    Merhaba arkadaşlar son zamanlar da kişisel site veya kişisel blog tanımı hakkında belli bir tanımımız vardı.Genellikle yazarının günlük yaşamda kendi başından geçen olayları yazdıklarını veya komik bulduğu şeyleri anlattığı sitelere kişisel site denirdi ancak günümüze baktığımız da bu tanımın artık değiştiğini görüyoruz.Bence bu tanım değişeli uzun bir zaman oldu ancak hala bunu anlamayan arkadaşların olduğuna inanıyorum.Bence artık kişisel site terimini şu şekilde tanımlayabiliriz.Yine yukarıda yazdıklarıma ek olarak yani günlük yaşamımızdan bölümler ve eğlendirici bulduğumuz olayların yanı sıra yeni öğrendiğimiz bilgileri de aktarabildiğimiz sitelere kişisel site demeliyiz.Yani ben bugün yeni bir bilgi öğreniyor ve bunu kişisel sitem de paylaşamıyorsam , bu siteye ne gerek var.Geçenler de Fuub'da ki "Kişisel bloglar gerçekten kişisel mi?" adlı konuya bir yanıt yazmıştım onu aynen buraya eklemek istiyorum 

    Kişisel blogtan ziyade sizin kişisel blogtan anladığınız önemlidir mesela bir çoğumuz bu terimi kişisel blog sahiplerinin başlarından geçen olayları veya hayatlarından kesitleri bloglarına aktarmaları olarak görüyoruz ama ben artık bu düşüncenin geride kaldığına inanıyorum.Benim için kişisel bloglar ya da kişisel siteler artık yukarıda ki anlattıklarıma ek olarak sitelerinde eğitici makaleleri kendi ağızlarından samimi bir şekilde yazılan bloglardır.

    Peki ya siz kişisel site olayını nasıl tanımlıyorsunuz?Ara sıra sitem de çok fazla kişisel yazılar yazmama rağmen site başlığımda "Kişisel Site ve Blog" kavramını kullandığımı soranlar var şimdi arkadaşlar bu olayı şöyle ele alalım.Bildiğiniz gibi ben kendimi sürekli geliştirmeye çalışıyorum ve bundan önce ki yazılarıma baktığınız da ilk önce "Blogları takip etmekten korkmayın!" adlı yazımı görürsünüz ben bu yazımda tecrübelerime dayanarak hem sitem de bulunuyorum hem de bazı arkadaşlarımıza tavsiyeler de bulunmaya çalışıyorum ve yazıyı tamamen kendim oldukça samimi bir şekilde yazmaya çalıştım.Şimdi bu yazı da kişisel olmayan bir şey mi var?Daha önce ki yazım da ise "Wordpress resimli son yazılar bileşeni yapımı" adlı bir yazı yazdığımı göreceksiniz.Bu yazıyı da şöyle ele alabiliriz.Baharat V1 temasının yapımı sırasında resimli son yazılar bileşeninin yapımını araştırdım ve nasıl yapıldığını öğrendim ve öğrendiğim bu bilgileri kişisel sitem de sizlere kendi ağzımdan örnekler vererek samimi bir şekilde anlatmaya çalıştım.Burada da kişisel sitemde olmaması gereken bir yazı olduğunu düşünmüyorum.Sonuçta hayatta öğrendiğim bilgileri kişisel sitem de anlatmak en önemli hakkım değil mi?

    Diğer yandan da iyici kişisel site teriminin tanımını saptıran arkadaşlar mevcut.Bunların içerisinde en önemli ve en çok gördüğümüz örneklerden birisi ise başlıklarına kişisel site yazıp sitelerinde sürekli teknoloji haberleri paylaşan arkadaşlarımızdır.Tamam önemli bir teknolojik gelişme olur mesela Google yeni bir servis hizmete sunar , Yandex yeni bir adım atar gibisinden önemli bazı teknoloji haberlerinin kişisel siteler de yayınlanabileceğini düşünüyorum fakat her gün de yeni çıkan telefon modellerini kişisel sitelerde tanıtmaya da anlam veremiyorum.Mesela benim siteme baktığınız teknoloji haberleri adlı bir kategori görebilirsiniz.İçerisine girdiğiniz de ise sekiz tane yazı bulunuyor.Koskoca bir sene de bu kategoriye sekiz tane yazı yazmışım , başlıklarına baktığımız da ise kendime göre önemli gördüğüm teknolojik olayları size anlatmaya çalıştım.Bunlar bir kişisel site de olabilecek yazılar ancak hergün de bir kişisel siteye üç dört tane teknoloji yazısı girilmez ki!

    Sizinde bu konu hakkında ki yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar sizce kişisel site terimi nasıl yorumlanmalıdır , kişisel siteler de ne gibi yazılar paylaşılabilmelidir?

  • Blogları takip etmekten korkmayın!

    Blogları takip etmekten korkmayın!

    Arkadaşlar bugün bir çok webmaster arkadaşımızın yaşadığı takipçi sorununa değinmek istiyorum aslında bu sorun birkaç ay önceye kadar beni de ilgilendiriyordu fakat son zamanlar da takipçi sayımda ki gözle görülür artış beni memnun edebilecek bir düzeye geldi.İlk başta dediğim gibi birçok webmaster arkadaşımız sitelerinin takipçi sayılarının azlığından veya yok denecek seviyeye kadar gelmesinden yakınıyor.Birde olaya şu yönden bakalım peki ya bu takipçi sayılarından yakınan arkadaşlarımız kaç tane site takip ediyor?

    İlk önce işe kendinizden başlamalısınız siz siteleri özellikle de kendi kategoriniz ile ilgili siteleri takip etmeye başladıkça emin olun sizinde takipçi sayınız artacaktır.Şimdi bazılarınızın aklında "takip ettiğimiz sitelerden beni kim bilecek ki beni takip etsin" gibisinden bir soru oluşmuş olabilir bu soruya ise şu şekilde bir yanıt verebiliriz ; siz siteleri takip ettikçe ister istemez belli bir seviyeden sonra takip ettiğiniz sitelerin güncel yazılarını merakla okumaya başlayacaksınız ki bu meraklı okuyuşun ardından da yorum yapamadan çıkamayacaksınız.Belli bir süre sonra da yaptığınız bu yorumlarda verdiğiniz site linkinize önemli bir oranda ziyaretçi gelecektir.İşte bu yöntem ile sitenize yeni takipçiler kazandırabileceksiniz hatta bir adım öteye gidip rakip sitelerin takipçilerini bile kendi sitenize kazandırabilirsiniz.

    Ancak ne yazık ki bazı webmaster arkadaşımızın siteleri takip etmekten çekindiklerini ve site takip etme işini gereksiz olarak gördükleri görüyoruz.Zaten ülkemizde ki birçok projenin veya blogların kapanmasında ki önemli nedenlerden birisi de budur ; çoğu site istedikleri takipçi oranına ulaşamadıkları için projelerine son verebiliyorlar.Bu yüzden arkadaşlar elinizden geldiğince blog takip etmeye çalışın.Ben size her gün yüz tane siteyi tek tek dolaşın demiyorum artık teknoloji iyice gelişti.Google Chorome'da kullanacağınız "RSS Feed Reader" adlı bir eklenti sayesinde takip etmek istediğiniz sitelerin RSS adreslerini bu eklentiye ekliyorsunuz ve blogları takip altına alıyorsunuz.Eklenti takip ettiğiniz sitelerden herhangi birine bir yazı eklendiğinde sizi uyarıyor.Bu sayede günlük yüzlerce siteyi gezmek yerine bu eklenti sayesinde takip ettiğiniz sitelerden sadece güncellenenlere giriyorsunuz bu sayede büyük bir zaman kaybından da kurtulabiliyorsunuz.

    Diyeceğim şudur ki arkadaşlar sevdiğiniz siteleri takip etmekten çekinmeyin bahsettiğim gibi sevdiğiniz siteleri bir eklenti sayesinde takip altına alabiliyorsunuz.Siteleri takip etmek size birçok fayda sağlar bunları bir yazıya sığdıramayız bile ancak kısaca şu şekilde özetleyebiliriz.Takip ettiğiniz sitelerde ki yazıları okudukça farklı düşünceleri görmüş oluyorsunuz, sizle aynı konuda bir yazı yazan takip ettiğiniz blogların olaya bakış açısını görebiliyorsunuz kısacası konulara bakış açınız çeşitleniyor diğer yandan da dil bilgisi konusunda kendinizi inanılmaz derece de geliştiriyorsunuz.Özellikle benim gibi sayısal öğrencisi iseniz dil bilgisi dersinizin iyi olması çok iyi bir şeydir.

  • Keyifli Vapur Yolcuğu :)

    Keyifli Vapur Yolcuğu :)

    Arkadaşlar dün sizlere yaşadığım bir macerayı anlatmak istiyorum.Dün biraz Sultanahmet de gezdim daha sonra eve dönecektim.Bunun için Eminönü'nden Kadıköy'e geçiş yapmam lazım.Neyse arkadaşlar Kadıköy'den Eminönü'ne gelirken motorla geldiğimiz için giderken vapurla gidelim dedim , iyi ki de demişim.

    Sultanahmet'ten Emiönü'ne kadar Topkapı Sarayı'nın yanında ki ağaçların bulunduğu yoldan yürüdükten sonra Eminönü'ne ulaştım fakat hem bayramın son günü olmasından hem de bu aylar da turist sayısında ki artıştan dolayı Eminönü'nde adım atacak yer yoktu.Eminönü'nde ki Kadıköy vapur iskelesini görebiliyordum fakat kalabalıktan dolayı o tarafa gidemiyorduk bir türlü.Neyse zor zahmette olsa önüne kadar gelebildik ama en büyük sorunu burada yaşadık diyebilirim.Biz kaldırımın sol tarafında iken iskeleye giriş kapısı sağ taraftaydı , bulunduğumuz yerden ise iskeleye geçmek kaldırımda ki yoğunluk yüzünden yoğundu fakat üstüne bir de vapurun gelmesini bekleyen vatandaşlar da iskelenin önünde toplanmaya başladıkça orada ki yaya trafiği akmaz duruma gelmişti :)

    Vapur Keyfi

    Nihayet iskelenin önüne gelebilsek de turnikelerden geçmek sorun olmuştu şimdide , küçük bir iskele de yaklaşık 200-300 kişi bekliyordu.Turnikelerden geçebildiysek de tam da turnikeyi geçtiğimiz nokta da kaldık o kadar dolu içerisi…Zaten biz daha iskeleye girmeden vapur yanaşmıştı yolcu indiriyordu , iskeleye girdik 10-15 dakika geçti hala yolcu indiriyordu :) Neyse daha sonra bekliyoruz işte sağa sola bakıyorum ve birden arkadan birisi "açıldı!" diye daha sonra da birisi "hücüm" diye bir bağırdı , sonrasını zaten tahmin edebilirsiniz :) Düşünün yani birden 200-300 kişi tek bir kapıya yığılma yaptı , hep çocuklar filan arada kaynadı herkes arkadan ittiriyor birde :) Ben kapının yanına önceden geldiğimden geçmek hiçte kolay olmadı çünkü herkes düz girdiği için yandan girmek biraz zor olacaktı.Neyse bir ara bir boşluk buldum daldım oradan dışarıya doğru keşke dalmasaymışım , tam geçerken biri bana bir çarptı kapıyla o çarpanın arasına sıkıştım :)

    Vapur Keyfi

    Daha sonra vapura da normal köprülerden binemedik tabi mecbur iskeleden vapura atmadık iyi ki denize düşmedik :) Neyse arkada ki 200 kişi bize yetişmeden direk üçüncü kata çıktık çünkü oranın tadı ayrı oluyor.Hem yüksek hem de üstü açık olduğundan hem manzara güzel gözüküyor hem de bu kısım da martılar yanınıza kadar geliyor.Aradan gelen serin esinti de unutamayız tabi…Sonunda Kadıköy yolculuğumuz başlamıştı yanımıza martı bile geldi.Yanımıza dediğimiz de aramızda yarım metre fark vardı normal de bu kadar yakınlaşmazlardı ama bu sefer yakınlaştılar güzel de bir görünüm oldu.

    Vapur Keyfi

    Şimdi diyebilirsiniz arkadaşlar bu kadar şeyi yaşamak yerine gidip motora binmedin.Haklısınız motora binsem hiçbir olay yaşamadan daha hızlı gideceğim yere gitmiş olurdum fakat vapurun keyfi farklı.Beş on dakika da gecikecek olsanız muhakkak vapur keyfini yaşamalısınız!